Festivalin temel amacı da bu; Kültürhane ve ÇİTTA, "tüketim çağrılarına inat, ihtiyaçları takas ve paylaşım ağları üzerinden dayanışma içinde karşılamanın mümkün olduğuna işaret etmek” istiyor. Mersin'de semt pazarlarını kent sakinlerinin farklı paylaşımlarını arttırabileceği yaşayan mekanlar haline getirmeyi hedefliyor.

Takas Masası

İki gün süren festivalde bölgedeki küçük üreticilere ait stantlar açıldı. İhtiyaç sahiplerinin karşılıksız bir şekilde istediklerini alabilmeleri için de takas masası kuruldu. “Fiyat soranlar oluyor, biz de bu masada paranın geçmediğini söylüyoruz. Bir şey getirmedikleri için bir şey almaya da çekiniyor insanlar doğal olarak ama almanız için bir şey getirmenize de gerek yok. Lazım olmayanı lazım olana dönüştürmek, amaç bu. Başka bir dünya mümkün derken tam da bunu yapmaya çalışıyoruz” VOA Türkçe’ye konuşan Serkan Aymaz, takas masasını böyle anlatıyor.

Takas için bir şeyler getirip herhangi bir şey almayanlar da var. Gül Keser onlardan biri: “Kullanmadığım eşyalarım vardı, evin bir köşesinde duracağına başka birinin yararlanması hoşuma gidiyor. Paylaşmak güzel bir şey sonuçta. Ne kadar az tüketirsek o kadar iyi. İnsan en fazla başkasına yardım ettiği zaman mutlu oluyor.”

Festivalin en renkli etkinliklerinden biri de çocuklar için yapılan ritim atölyeleriydi. Müzisyen Yeliz Güzel ritim çalışmalarının ortaklaşa hareket etme duygusunu güçlendirdiğini söylüyor: “Doğduğumuz zaman aslında bunların hepsini biliyoruz, paylaşmayı da biliyoruz, zarar vermemeyi de biliyoruz. Bence çocukları bunların aksini büyüklerden öğreniyorlar.”