"Yapılan sadece yeni bir ekonomik kurgu değil, yeni bir yaşam ve bizi bu yaşama götürebilecek yeni mücadele alanlarının ve araçlarının da kurgulanması. Belki de en umut ve heyecan veren yanı da bu."

Yazının tamamı için tıklayınız.

Daha ne kadar süreceğini bilmediğimiz zor günler yaşıyoruz. Ekonomik, sosyal, psikolojik sonuçları olacak hiç şüphesiz. Ama öncelikle bugünleri en az zararla atlatmamız gerek. Bunun için bireysel korunma önlemlerini almalıyız öncelikle. Buna ek olarak bir diğerinin yaşamda kalmasına da destek sunabilir, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma ile günlük yaşamın zorluklarını azaltabiliriz.

Tabii ki sağlık, korunma, bakım, beslenme ihtiyaçlarının karşılanması esas olarak kamu tarafından, kamu kaynakları ile sağlanmalı. Ama o kadar geniş çaplı önlemler gerekiyor ki, hem de uzun zaman… Bu nedenle bütün büyük felaketlerde olduğu gibi, bugün de kamu-sivil işbirliği büyük önem kazanıyor. 

Ne yapabiliriz? Kiminle güçlerimizi birleştirebiliriz? Bunları düşünüp, planlayıp, her birimiz kendi bulunduğumuz yerlerde sivil insiyatifler oluşturamaz mıyız?

Prof. Dr. Ayşe Gül Yılgör'ün Bianet'e yazdığı yazıyı okumak için tıklayın.

 

Kültürhane Facebook