Burçak GÖREL

Emin Aydın, Akdeniz Belediyesi’ndeki 17 yıllık işinden 2017 yılında, emekliliğine 2 ay kala 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildi. İhraç edildikten sonra eline aldığı tezgahla Mersin sokaklarında yeni bir işin peşine düşen Aydın, kendisini belediye çalışanından Pilavcı Emin’e dönüştüren hikayesini anlattı.

Bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

İsmim Emin Aydın. 9 yaşındayken memleketim Siirt’ten çıktım ve Mersin’e yerleştim. Ortaokul ve liseyi Mersin’de okuduktan sonra ekonomik nedenlerden dolayı okula devam edemedim. Uzun süre inşaat işlerinde duvar ustası olarak çalıştım. 2000 yılında Akdeniz Belediyesi’nde taşeron firma işçisi olarak işe girdim. Akdeniz Belediyesin'de teknik birimler, ana bina, temizlik gibi birçok birimde 17 yıl çalıştım. 2017 yılında Akdeniz Belediyesi’ne kayyum atanmasıyla birlikte “güvenlik” gerekçe gösterilerek yaklaşık 250 kişiyle birlikte işimden edildim.

“Bize yapılan devletin açlıkla terbiye etme politikasının bir şekli"

KHK’dan sonrası sizin için nasıl gelişti? Neler yaşadınız?

Bize yapılan şey devletin açlıkla terbiye etme politikasının bir şekliydi. Düşünün ki yıllarca çalışıp emek verdiğiniz, ter döktüğünüz ve umut bağladığınız yerden emekliliğinize 2 ay kala işten çıkarılıyorsunuz. Çok güçlü bir kişilik değilseniz, arkanızda güveneceğiniz birileri yoksa perişan oluyorsunuz ve yapacağınız hiçbir şey kalmıyor. Ben 50 yaşıma girdim. Bu saatten sonra kimse iş vermez bana. Ama açıkçası benim bu konuda kendime olan güvenim tamdı. “Ben bir şeyler yapmalıyım” dedim. Üstümüzde uygulanan açlıkla terbiye etme politikasını boşa çıkarabilecek tek şey şuydu: sağlam durmak, üretmek, aç kalmamak. Bu politikaya boyun eğmemek… İşte ben tam da bu yolda Pilavcı Emin oldum.

Peki sizi sokağa yönlendiren, sonrasında bu pilav tezgahını var eden yolculuğunuz nasıl başladı?

İlk başta oturdum ve şunu düşündüm: “Ne yapabilirim?" İşten çıkarıldığımda yazın başındaydık. Bilenler bilir Çukurova Bölgesi iklimsel olarak sıcak bir bölge. Bu yüzden ben de bicibici işine girmeye karar verdim. Tabii ki bu işe “tutar mı tutmaz mı?” kaygısıyla başladım. İşe başladığımın ilk 10 günü her akşam eve elim boş döndüm. Bir tane bile bicibici satılmıyordu. Ama umudumu kesmedim, dedim ki ben pes etmeyeceğim. Tezgahımı henüz yeni almıştım ama ışıklandırması için led lamba almaya bütçem elvermemişti. Mersin’de insanlar yazın genelde akşamları dışarıya çıkar, led lamba olmayınca tezgah görünmüyordu, satış da olmuyordu. Bir arkadaştan 100 lira borç aldım, led ışık ve akü aldım; baktım bu sayede akşamları iş oluyor. O sene kışa kadar bu şekilde devam ettim. Sonra kış geldi havalar soğudu. Artık bicibici gitmez oldu. Sonrasında pilav işine başladım. Ve tuttu. Çünkü hakikaten evde çocuklarımıza yaptığımız yemek nasılsa aynı şekilde yaptık pilavımızı. Belki de bir diğer en büyük etki de sokakta insanlarla kurduğum diyalog oldu. Kısacası tüm bu süreç beni Pilavcı Emin yaptı. İki yıldır bu tezgahta burada pilav satıyorum.

Peki bu iki yıl sizin için nasıl geçti? Buradaki ilişkiler nasıldı?

Bu sokakta bu tezgahın başına geçtikten çok kısa bir süre sonra burada çok sıcak bir ortam gelişti. Gerek müşterilerimle gerekse diğer esnafla. Ben hiçbir zaman parayı amaç edinmedim. Buraya gelen insan parası olsun olmasın pilavını yiyip gidebiliyor. Müşterilerim genelde gençlerden oluşuyor. Gençleri çok seviyorum. İnsanlara karşı yaklaşımlarım zaman içerisinde doğal olarak insanların Dilerim ki; mağdur edilmiş, açlıkla terbiye edilmeye çalışılan tüm arkadaşlarım işine geri döner ve mevcut hükümet aklını başına alır, geri adım atar. Hükümetin geri adım atması da bizim tarafımızdan birlikten, dayanışmadan ve örgütlülükten geçer. ilgisini çekti. Buraya gelen insanı müşterim olarak değil, daha çok misafirim olarak ağırlıyorum. Biz bu saatten sonra ancak paylaşan, ortaklaşan bir yaklaşım ve iletişimle kazanabiliriz.

“Emekli olana kadar gündüzleri pilav tezgahımın, akşamları pazar yerinde belediyedeki işimin başındayım”

Bildiğim kadarıyla son süreçte bir gelişme yaşandı…

Son görülen mahkeme, işten çıkarıldığım süre itibariyle kaybettiğim tüm haklarımın iadesine ve işe geri dönmeme karar verdi. Yaklaşık bir ay önce işime geri döndüm. Şimdi beni Pazar yerine vermişler. Birimimi değiştirmişler. Birimin değiştirilmesi ve oldukça ağır olan bu işe verilmem de aslında geri çekilen bir cezanın başka yollarla devam ettirilmeye çalışılmasının bir göstergesi. Nisan’ın 1’inde emekli oluyorum. Emekli olana kadar gündüzleri pilav tezgahımın başında akşamları pazar yerinde belediyedeki işimin başındayım.

Emeklilik sonrasına dair planın ne peki? Mersinliler bu pilavı yemeye devam edebilecek mi?

Tabii ki. Bu işi gerçekten sevdim. Yaptığım işin sokakta olmasından kaynaklı yarattığı toplumsal tarafı beni çok etkiledi. Bu tezgahın başında farklı farklı insanlar nezdinde toplumsal gerçekliğimizle her gün farklı şekillerle yüzleşiyorum. Bu noktada hayata geçirdiğim paylaşımlar beni çok etkiliyor ve mutlu ediyor. Bu işe devam etmemin en büyük sebebi bu olacaktır.

Bu yazı Kültürhane Menü'nün Nisan(#EvdeKal) sayısında yayımlanmıştır. #EvdeKal sayımızın tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Kültürhane Menü Mart(Profiterol) sayısı

Kültürhane Menü Mayıs(Özledik) sayısı