Ayşe Gül YILGÖR

Pek çok arkadaşım gibi benim için de akademi bir iş olmadı hiçbir zaman. İşe gitmedik hiç, fakülteye ya da okula gittik. Çalışmamız bitmediyse mesaimiz de bitmedi. Öğrencilerimiz kıymetlilerimiz oldu, geleceklerine bir nebze katkı sunmayı amaçladık. Bilime, insanlığa, etiğe uygun çalışmayı ve üretmeyi önceledik. Daha güzel, daha adil, daha özgür bir gelecek ve barış içinde bir yaşam arayışıydı çabamız, yani yaşam anlayışımızın bir yansımasıydı akademideki duruşumuz.

Akademiden insan haklarına, hukuka ve etiğe aykırı bir şekilde uzaklaştırılınca tüm bunlar için yeni bir mekan ve ortam oldu KÜLTÜRHANE. Yan yana durabileceğimiz, insanlarla buluşabileceğimiz, yeni dostlar edinebileceğimiz, birlikte üretebileceğimiz, ağız dolusu gülüp, endişemizi, üzüntümüzü, sevincimizi ve illaki gelecek umutlarımızı paylaşabileceğimiz... Tüm bunları paylaşabildiğimiz için, yalnız da hissetmedik kendimizi, güçsüz de…

Sosyal bilimlerin, sanatın, mimarinin, ekolojinin sınırlarının ne derece geniş olduğunu gösterdik birbirimize. Bazen öğrenci olduk, bazen “yine” hoca. Akademinin dışındaki dünyayı daha kapsamlı fark ettik.  Birlikte eylemenin güzelliği doldu içimize. 

KÜLTÜRHANE serüveninin en başından beri içinde olduğum için çok şanslı hissediyorum kendimi, çok da mutlu. KÜLTÜRHANE  bana çok şey öğretti, akademi içinden ve dışından çok kıymetli dostlar sağladı, yeni ilgi ve  çalışma alanlarına yönelmeme vesile oldu. Ama en çok da umudun hiç tükenmeyeceğini gösterdi farklı zamanlarda farklı şekillerde.  Bazen kütüphanemizde çalışarak tezini bitirdiğini, uzmanlık sınavını kazandığını  söyleyen bir öğrenci ile, bazen profesörün limonatasından isteyen bir konuğumuzla, bazen buranın önemli bir kültür merkezi olduğunu söyleyen hemşehrilerimizle,  bu  süreçte büyümelerini izlediğim KÜLTÜRHANE çocuklarıyla ve tabii ki bize güvendiği için kendisine yuva seçen kedilerimizle. 

Olağanüstü günleri evlerimizde yaşadığımız bugünlerde KÜLTÜRHANE yine yanımızda. Gençlerimiz teknolojinin olanaklarını kullanarak bağlarımızın, iletişimimizin ve bilgi/deneyim/ görüş alışverişimizin sürdürülmesine olanak sağlıyorlar.  İşte tam da söylemek istediğim şey yineleniyor, bilenler bildiklerini diğerleri ile paylaşıyor. Yalnız değilsin, merak etme ben/biz buradayım/buradayız diyorlar. 

Asıl olan iyiye, güzele olan inanç, bunlar için gösterilecek çaba ve yan yana durabileceğimiz insanlar. Bunun  şimdiki mekanlarından biri de KÜLTÜRHANE.