Birgül İmece

Canım arkadaşım Lütfi’nin Mehmet Hoca için dile getirdiği sözle başlamak istiyorum: “Paul Eluard’ın Gabriel Peri’ye yazdığı şiirle hatırlayacağım seni çocuk… Yaşatacağım kalbimin en derininde, bilincimde, eylemimde…” o şiirin içinde şu mısralarla parlıyor inat, aşk ve saygı: 

“insanı yaşatan kelimeler vardır
hani yunmuş arınmış sözler
sıcaklık diyelim güven diyelim
mesela aşk adalet hürriyet kelimesi
çocuk kelimesi insanlık kelimesi gibi
ve bazı çiçeklerin ülkelerin ismi
mesela yiğitlik kardeşlik arkadaşlık
çalışma kelimesi gibi
sonra bazı kadınların bazı dostların ismi
bizim peri de onların arasında”

27 Şubat 2017’de aramızdan ayrılan Mehmet Fatih Traş’ın anısı tüm sevenleriyle birlikte olduğu gibi adı da, aynı dönemde Kültürhane’nin büyük bir parçası olarak kurulan kütüphanenin adı olarak yaşamaya devam ediyor. “Mehmet Fatih Traş Kütüphanesi” olarak ilan edilen bu kütüphane o dönemde, KHK ile görev yerlerinden uzaklaştırılan Mersin Üniversitesi hocalarının kitaplarından oluşagelen bir kütüphane iken, 2017’den bu yana sürgündeki hocaların öğrencileri de dahil olmak üzere her yerden ve herkesten gelen kitap katkılarıyla daha da büyüdü ve büyümeğe devam ediyor. Kütüphaneye hediye edilen neredeyse her kitabın içinde umut ve özlem dolu küçük bir not, kurutulmuş bir çiçek, el yapımı bir ayraç ile karşılaşmak mümkün ve bununla beraber her rafta Mehmet Fatih Traş’ın kırgınlığı, sürgündekilerin hasreti, annesi sürgünde çocuğun şaşkınlığı, çok uzak yerlerden uzanan ellerin heyecanı, inadı ve anneannemin bitmeyen duası. İşte bu yüzden elinizi attığınız her kitap, içinde ulaşmak istediğiniz bilgilerin yanında bir de birilerine ait hikayelerle açılıyor olacak size. 

Yaşayan kütüphane demek boşuna değil. Bu kütüphanenin durmadan atan bir kalbi var, elini uzatsan kitaplara, duyabileceğin bir kalbi. Mehmet hocanın kalbi her rafta, her kitap kapağında atıyor hala…

Yaklaşık 13000 kitabın, ansiklopedinin, derginin, nadir eserlerin olduğu bir kapasiteye sahip bu kütüphane. Feminist politikadan endüstriyel futbola, iktisattan psikolojiye, kamu yönetiminden sanata, tarihten işletmeye, şiir ve edebiyattan sinemaya, reklamcılıktan tıpa, felsefeden ekolojiye kadar özellikle sosyal bilim alanında hatırı sayılır bir kapsama sahip. Tüm bu arşiv DEWEY onlu sınıflama sistemine bağlı olarak sınıflandırıldı ve buna göre yeni raf adlarıyla etiketlendi. 

Bilimsel çalışma yapmak isteyen herkese kapılarını açan bu koca kütüphanede, Kültürhane’nin oluşturduğu bir uygulama ile var olan kitapları tespit edebilecek ve ödünç alabileceksiniz. Kütüphaneye üye olabilecek, kütüphanenin sessiz ortamında ve kitapların arasında Kültürhane’nin ikram ettiği çayınızı ya da kahvenizi yudumlayarak, bu büyük hikayenin bir parçası olarak çalışmalarınızı yapabileceksiniz.

Bu yazı menü/dergimizin Temmuz sayısında yayımlanmıştır. Derginin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.