Bediz Yılmaz

Doğa, çevre, ekoloji, iklim gibi konularda yayınlanan kitapların sayısında büyük bir artış var; bazı yayınevleri ise neredeyse sadece bu alanlarda yayın yapıyor. Bu yazıda, 2007 yılında kurulan ve kendisini şu sözlerle tanımlayan Yeni İnsan Yayınevi’nin bizlere kazandırdığı bazı kitaplardan bahsedeceğim: “Yayınevimiz, bütün dünya için bir yıkım haline dönüşen ekolojik felaketlerin; felsefi, siyasi, kültürel nedenlerini irdelemek, bunların tarihsel köklerini ve eğitimle ilgili bağlarını açığa çıkarmak için bir ayna görevi yapmayı hedeflemektedir.”

Bu yayınevini ele almak istememin iki sebebi var. İlk sebep, bütünlüklü bir şekilde ekoloji için mücadele ediyor olması, yani ekoloji alanında yayınlar yapmasının yanısıra ekolojik bilinci yükseltmeye de kendini adamış olması ve bu amaçla da bu alana dair yazılar, röportajlar, festivaller vb. hemen herşeye de web sitesinde yer vermesi. İkincisi ise, Covid-19 sürecinde bildiğimiz yaşam biçiminin daha fazla sorgulamasıyla birlikte, yayınevinin başucu niteliğindeki bazı kitaplarını ücretsiz bir şekilde indirmeye açmış olması. Bu kitaplara aşağıda yer vereceğim ama öncesinde, yayınevinin halen satıştaki bazı setlerine dikkat çekmek istiyorum. Yeşil Politika SetiGerçek Gıda Seti, Kırsala Dönüş, Bahçecilik,  Ekoloji, Ekokurgu, Doğayı Anlamak gibi setlerden başka çocuklar için oluşturulmuş oyun ve doğa sevgisini birarada vermeyi hedefleyen setler var. Yayınevinin tüm kitaplarına yer vermem imkansız, bu yüzden sizleri web sitesini incelemeye davet ediyorum: https://yeniinsanyayinevi.com/

Ücretsiz indirmeye açılan kitaplar ise şunlar:

İlk sırada, Ekolojik Yaşam Rehberi var. Yayınevi 2011 yılında “kimyasallardan uzak, sürdürülebilir yaşam sürmek isteyenlere bir kılavuz olsun diye” basmış olduğu bu kitabı COVID-19 sonrası daha yeşil, sürdürülebilir dünya dileği ile erişime açmış. 

Ekolojik Anayasa’nın açıklamasına şu sözler yer alıyor: “İnsanın doğa ile baş etme mücadelesinin giderek doğaya hükmetme ve kendini doğanın efendisi gibi görme noktasına gelmesini kabul etmiyoruz. İnsanın doğanın bir parçası olduğunu ve kendi varlığını sürdürebilmesinin ancak bu kabulle mümkün olabileceğini düşünüyoruz.”

Gıda Bağımsızlığı, “giderek endüstrileşen “gıda sektörü”nü nasıl dönüştürmemiz gerektiğine odaklanıyor” ve “nasıl sürdürülebilir ve hepimize yeten bir sistem kurulabilir sorusuna yanıt arıyor”.

Tarım ve Gıdanın Dönüşümü adlı eser şöyle tanıtılmış: “Bu kitap organik tarım deneyimi ve permakültür uygulamaları ile Anadolu bilgeliği yol gösterebilir, ünlü Küba dönüşümü bize ilham verebilir.”

Son olarak, Sürdürülebilir Tarım Mümkün Mü? kitabında, arzu edilen paradigma değişimi için yollar ve imkanlar tarif edilmiş; “Küçük çiftçilerin toprakları üzerinde üretim yapmaya devam edip bizleri doyurabilmeleri için bizler de dünyanın tüm sokaklarını şenlikli taleplerimizle doldurmalıyız” denmiş.

Takvim

1 Temmuz: Yaprak fırtınası

3 Temmuz: Samyeli

4 Temmuz: Günöte

9 Temmuz: Çark dönümü fırtınası

15 Temmuz: Kelaynak göçü

26 Temmuz: Kara erik fırtınası

29 Temmuz: Kızıl erik fırtınası

31 Temmuz-7 Ağustos: Eyyam- bahur (harman sıcakları)

Bu yazı menü/dergimizin Temmuz sayısında yayımlanmıştır. Derginin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.