Ulaş Bayraktar & Nilgün Yardımcı

Kültürhane'yi vücuda getirirken mümkün olan her noktada bir hikâye olmasını arzu ettik. Kullandığımız çay, kahve; ikram ettiğimiz gazoz, kek; açtığımız adisyon; duvarlarımızda asılı tablolar... Kültürhane’nin ruhu bu hikâyelerle ortaya çıktı, üçüncü gözü ile bakana, can kulağı ile dinleyene meramını anlattı.

Öte yandan bazı köşeler de kendi hikâyelerini zaman içinde kendileri yazdılar. İşte bu ay kapağımıza taşıdığımız Umut Köşesi onlardan biri...

Kültürhane’nin daha önceki kullanımında tezgâh-vitrin olarak değerlendirilen mobilyaları kütüphaneden çıkarmamız gerektiğinde onları Kültürhane’nin iki yakasını birleştiren koridora koyduk. Birinde imzadaşlarımızın yayınları vardı, diğeri de önce Jini’nin sukulentlerine ev sahipliği yapmaya koyuldu.

Atılma ve ihraç edilme sürecimizde gündeme gelen ticaret fikirlerinden biriydi aslında sukulent satmak. Hatta Bediz’in Almanya’ya, dönüş tarihi belirsiz bir şekilde çıkmasını değerlendirdiğimiz aile meclisinde bunu muhtemelen hatırlayan Umut "gitmesen olmaz mı anne?" demişti "Pazarda çiçek satarsın en kötü ihtimalle..."

Sonuçta Bediz oyçokluğu ile alınan kararla Almanya’ya gitti ama oradan Kültürhane’nin açılışına bir sürü renk renk origami turnası gönderdi. Bunları tavandan sarkıtınca sukulentlerin üzerinde uçan kuşlarla dolu bir köşemiz olmuştu. Kültürhane’nin misafirlerini gülümseyerek karşılayan bu köşenin adı başlarda turnalardan dolayı "Bediz’in köşesiydi" hane halkı arasında.

Sonra bir gün postadan Savaş Zafer hocamızın Ankara’dan yolladığı kitaplar geldi. Başlığında umut geçen kitapları seçmiş, bize hediye olarak göndermişti. Kültürhane’nin ruhuna tam denk gelen bu seçkinin kitaplarını ayırmaya kıyamadığımız için onları sukulentlerin arasına yerleştirdik. Binlerce kitaptan oluşan Mehmet

Fatih Traş Kitaplığı misafirlerimizi umut kitapları ile çağırır, buyur eder hale geldi böylece.

İşlevini kaybetmiş ama hemen kendine yeni bir iş bulan bir mobilya; çok az suyla harika biçimler alarak yaşamını sürdüren sukulentler, katlanıp küçülerek kanatlara kavuşarak büyüyen ve ta uzaklardan duygu tercümanlığına soyunan origami turnaları ve aralarda filiz veren umut kitapları...

İşte "Umut Köşesi" böyle doğdu, kendi hikayesini "piano piano" böyle yazdı.

Kültürhane Menü/Dergi (Tüm Sayılar)