Her hafta başka bir gündem vardı, hem bahçede hem de mutfakta. Çocuklar erik ağacının ve dutların arasında karınlarını doyurdukça tuvalete koşarken mutfaktan marmelat kokuları yükseliyordu.

Kültürhane’nin her noktasında can kulağıyla dinleyene kendini anlatan ayrı bir hikâye var. Umut Köşesi de onlardan biri...

Mekânın tadilat işleri bitmeden çok önce kütüphaneye ülkenin dört bir yanından kitaplar gelmeye başlamıştı bile. Sonrasını hepimiz biliyoruz, dördüncü yaşına girdiği bu Eylül ayının ardında kalmış ve neredeyse her günü dolu dolu geçmiş üç yıl...

Toprağa minnet duygusuyla yapılan ekolojik faaliyet insan ile fikirler arasında kurulan bağın en güzel ürünlerindendir.

Kültürhane'yi birlikte var ettik, şimdi 3. yaşımızı bitiriyoruz. Umut adamızda üretimlerimiz/ paylaşımlarımız çoğalsın ve birbirimizi gören gözlerimizin pırıltısı hiç eksilmesin.

Bitmiyor Paris. Bakmasını bilene, her köşesinde bir hikâye saklıyor. Değişmiyor. Yüz yıl, iki, üç yüz yıl önce neler anlatıyorsa onu anlatmaya devam etmeyi, nasıl anlatılıyorsa, bugün de öyle kalmayı beceriyor.

Dayanışma Mekânları serimiz devam ediyor. Bir emeklilik hayali olan Gattini’nin, ekşi maya ve “TapTaze” ile misyona dönüşümünü, bu hikâyenin başkahramanlarından dinledik.

Adıyla ve desteğiyle her zaman Kültürhane’de olan Mustafa Şener, 4 yıl aradan sonra Mersin’e geldi ve Umut Sohbetleri’nde Almanya’daki Türkiyeli sol grupların serüvenini anlattı.

Kültürhane Facebook