Burçak GÖREL

Türkiye'de  kadına yönelik şiddetin en fazla görüldüğü yer evler. İstatistiklere göre kadınlar en çok evlerinin içinde, yakınları tarafından öldürülüyor. Bu nedenle Korona virüs nedeniyle evlerde kalma kuralının getirildiği bu dönemde artan  kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri ayrı bir önem arz ediyor.

Salgın nedeniyle evde kaldığımız bu dönemde Türkiye’de ve aynı önlemleri alan birçok ülkede kadına yönelik şiddetin arttığı kaydedildi. Fransa'da 17 Mart'ta başlayan sokağa çıkma yasağının ardından ev içi şiddet vakalarının yüzde 30 arttığı tespit edilirken, The Huffington Post  Çin'deki kadın hakları aktivistlerinden kendilerine gelen ev içi şiddete karşı yardım başvurularının önemli ölçüde arttığını söyledi. Türkiye’de ise ilk vakanın görüldüğü 11 Mart tarihinden bu yana en az 21 kadının evinde öldürüldüğü bilinirken; kadına yönelik fiziksel şiddetin yüzde 80, psikolojik şiddetin yüzde 93, sığınma talebinin ise yüzde 78  oranında arttığı Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun hazırladığı rapora yansıdı. 

Kültürhane’nin Mor Sohbetler programına konuk olan Mor Çatı gönüllüsü Hale Çelebi ile “Evde kalmak kadınları şiddetten koruyor mu?” sorusunu yanıtlamaya çalıştık.

Kadınlar şiddet failleriyle baş başa kaldı 

Hale Çelebi’nin aktarımına göre kadınlar genelde Mor Çatı’yi şiddet uygulayan eşleri veya yakınları evde olmadığı zaman arayabiliyor, destek isteyebiliyorlar. Dolayısıyla şiddet failiyle baş başa kalan kadınlar destek mekanizmalarına ulaşamıyor. Kadınların bu mekanizmalara ulaşamadığı durumlarda evler ev içi şiddeti çözümsüz, kadını desteksiz, suçu ise görünmez kılıyor.

Karakollar şiddet gören kadınların şikayetlerini geri çeviriyor

6284 sayılı kanunun uygulamasının korona virüs koşullarına göre uyarlanıp alınan tedbirlerin ve belirlenen ihlallerin önüne geçecek hamlelerin planlanması gerektiğine dikkat çeken Çelebi, kadınların desteklere ulaşması konusunda yaşanan yetersizliğin ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. 

Şiddet görmeleri sebebiyle karakollara başvuran kadınların “Zaten salgın var; evlerinizde kalın” önerisiyle şikayetlerinin geri çevrildiği bilgisini veren Çelebi, diğer birçok destek mekanizmasının da “yeterli elemanımız yok”, “önceliğimiz salgın”, “destek için yeterli teknik ekipmanımız yok” gibi gerekçelerle kadınları geri çevirdiğini söyledi.

Kadınlar sığınaklara ulaşma noktasında sorun yaşıyor

Şiddet mağduru kadınların sığınaklara korona virüs testi yapılarak alındığını belirten Çelebi, testin sonuçlanması için gerekli olan süre zarfında kadınların karantinada kalabileceği, hem virüsten hem de şiddetten korunabileceği bir adres gösterilmediğini söyledi. Çelebi bu anlamda hem sağlık önlemlerinin alındığı hem de kadınların şiddetten korunduğu bütünlüklü bir çalışmanın mevcut olmadığını, bu noktada resmi makamların, Mor Çatı’nın yönelttiği soruları cevapsız bıraktığını belirtti.

Sosyal Hizmet Kriz Merkezleri oluşturulmalı

Pandemi önlemleri kapsamında uygulamaya alınması gereken Acil Önlem Planı’na dikkat çeken çelebi öncelikli olarak kadınlara destek sağlayacak Sosyal Hizmet Kriz Merkezlerinin oluşturulması gerektiğini söyledi. Çelebi’nin aktarımına göre bu merkezlerin sağlayacağı sosyal, hukuki ve psikolojik desteklerin online hale getirilmesi ve desteklerin kadınların erişiminin öncelendiği bir sistemle sağlanması alınacak önlemlerin başında geliyor. Aynı zamanda şiddet ve şiddet tehdidi durumunda kadınlar için destek ve danışma mekanizmalarının 7/24 aksamadan çalışması özellikle ALO 183 ‘ün kadınlar için bir acil yardım hattına dönüştürülmesi alınabilecek önlemler arasında. Kadın örgütleri, koronavirüs önlemleri kapsamında şiddete yönelik önlemler içeren yasaların uygulanması, sığınma evleri ve acil yardım mekanizmalarının düzenlenmesiyle ilgili hükümetten acil önlem paketi talep ediyor.

Söyleşinin videosu, haberin devamı için: