Kültürhane’nin youtube kanalında yayınlanan Mesafeler Ötesi Buluşmalar'ın yedinci programında Aysun Koç Aydoğan suyun öte yanına uzandı ve Yunanistan’ın başkenti Atina’dan Selma Toluay’a bağlandı. İki yıldır Atina’nın Nea Smyrni bölgesinde yaşayan, Türkiye’deyken uzun yıllar turizm sektöründe çalışan ve pandemiyi hem Türkiye’de hem de Yunanistan’da gözlemleyebilen Toluay, pandeminin Yunanistan’daki seyrini, yaşanan deneyimleri ve gündelik hayatın nasıl ilerlediğini aktardı. 

Yunanistan’ın normale dönüşü yaşayan ilk ülkelerden olduğunun altını çizen Toluay “Burası Hipokrat’ın ülkesi ve ‘sağlıkla kal’ cümlesi burada gündelik bir temenni. Yunanistan normale dönüşünü bu sağlam temele ve yerinde ve zamanında aldığı önlemlere borçlu” ifadelerini kullandı.

“Yasaklar insan haklarını zedelemeyecek türdendi” 

Toluay, Yunanistan hükümetinin pandemi kapsamında uygulamaya koyduğu yasak ve kısıtlamaların vatandaşı yormayacak, ayrımcılığa sebebiyet vermeyecek bir yaklaşımla hayata geçirildiğini belirtti. Yasakların insan haklarını zedelemeyecek türden olduğunu söyleyen Toluay, “Örneğin Türkiye’de hakim olan ‘virüsün hafta içi değil de hafta sonu yayılacağına dair inanç” Yunanistan’da geçerli değildi. Yasak ve kısıtlamalar haftanın her gününde, her yaştan vatandaşa eşit bir biçimde uygulandı” ifadelerini kullandı.

Toluay, kısıtlamaların yoğun olduğu süreçlerde bile büyük sıkıntılar yaşamadıklarını, en az iki günde bir her yaştan vatandaşın dışarıya çıkıp hava alabildiğini, temel ihtiyaçlarını sistemli ve düzenli bir biçimde karşılayabildiklerini söyledi. Hükümet ve vatandaşın karşılıklı bir fedakarlık ve temkinle bu süreci atlattıklarını belirterek “Sağcı bir hükümetten bu kadar insanı merkeze alan bir yaklaşım beklemiyordum açıkçası. İtalya örneği bizim için çok belirleyici oldu. Yunanistan’ın amacı İtalya gibi olmamaktı. ‘Evde kalıyoruz’ kampanyası başlatıldı ve bu kampanya her kanalla yükseltildi. Süreç doğru yürütüldü ve Yunanistan örneğinde bunun işe yaradığını gördük” diye konuştu.

“Normalleşme adımları kısa süreli periyotlar ve gözlemlerle atılıyor”

4 Mayıs’ta karantinanın bittiği, 25 Mayıs’ta özel işletmelerin (kafe-bar vb) faaliyete geçtiği, 1 Haziran’da okulların açıldığı ve son olarak 15 Haziran’da 29 ülkeye ulaşım serbestliği sağlandığı bilgilerini veren Toluay tüm bu adımların kısa süreli periyotlar ve gözlemlerle atıldığını söyledi. Halkın normalleşme adımlarına çok rahat uyum sağladığını anlatarak, “Bu süreç hayatlarımızı ve psikolojimizi her şeye rağmen çok etkiledi. Ama her şeye rağmen normalleşmemiz hızlı oldu. Kafelerin açıldığı gün tam bir normalleşme vardı. Sokakta maske takan insan sayısı çok az.  Bugün yaşadığım Nea Smyrni bölgesinin sokaklarında gezen biri bir pandemi olduğunu hissetmez” dedi.