Burçak GÖREL

Kültürhane “Umut Sohbetleri”nin 25 Şubattaki konuğu “Yapabileceğimizi Yapmak” adlı kitabın yazarı Onur Eylül Kara’ydı. Diğer siyaset hallerinden oldukça farklı dinamiklere sahip minör siyaset kavramının  tartışmaya açıldığı etkinlikte, Türkiye’de minör siyaset ruhu taşıyan birçok deneyimin hikayesi de ele alındı. Ortadoğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde başladığı yüksek öğrenimini yüksek lisans ve doktora yaparak tamamlayan Kara, doktora tezinden uyarladığı kitabı eşliğinde, birçok toplum ve siyaset kuramını yorumlayarak ve onları aşındırarak bir minör siyaset kavramsallaştırması ortaya koyuyor.

Hesap metafiziği ile yaşanılan bu dönemde, hesapsızca yola çıkmak

Onur Eylül Kara söyleşiye, “Başka bir siyaset şekli yapma şekli mümkün mü?” sorusunu sorarak ve kitabını yazmaya iten süreci paylaşarak başlıyor. Bu süreci “Hesap metafiziği ile yaşanılan bu dönemde hesapsızca yola çıkmıştık” diye tanımlıyor. Uzun yıllar “çocukluk” meselesi üzerine düşünen ve bu alanda çalışmalar yapan Kara,  çocukların içindeki cevheri ortaya çıkartmak, onlarla birebir atölyeler yapmak üzere kurulan “Şimdilik” isimli oluşumun gönüllülerinden. Şimdilik oluşumu, çocuklarla bir araya gelerek yürüttüğü çalışmaları yasalar tayin etmeden, ahlak sınırlarını gözetmeden, kalıplar ve temsiller oluşturmadan hayata geçiriyor. Çalışmaları esnasında çocukların ebeveynlerinden gelen sorular Kara için başka bir siyaseti düşünebilmenin kapılarını aralıyor.  

Kara, bu süreci “Çocukların ailelerinden sürekli ‘Siz kimsiniz?’ sorusunu alıyorduk. Merak ettikleri bu işi hangi siyasi ideoloji veya dini yönelim için yaptığımızdı. Çünkü çocuklar mutlaka bir şeye alet edilirdi. Biz de hep siyasetle işimiz olmadığınız söyledik. Ama bir gün ‘Gerçekten siyasetle ilgimiz yok mu?’ diye düşündüğümüzde var olan tanımları yeniden gözden geçirmeye karar verdik. Gerçekten yaptığımız şeyin siyasi bir karşılığı yok muydu? 15 yıldır siyaset bilimi içerisindeydim ve kendime siyaset nedir sorusunu ilk defa sordum. Siyaset nedir sorusu  tanım bekleyen bir soru. Fakat var olan tanımları da gözden geçirip sorgulamaya iten bir soru. Biz siyaset denince ne anlıyoruz? Biz neden siyasetle ilgimiz yok diyoruz? Demek ki kafamızda bir siyaset tanımı var. O zaman kafamda yeni bir siyaset tanımı oluşmaya başladı. Bildiğimizin dışında yeni yeni hissettiğim başka bir siyaset vardı. O an içinde bulunduğum kuramsal çerçeveyi minör siyaset olarak tarif ettim. ” diye anlatıyor. 

Aşkın değerlere değil, eylemin içkinliğine dayanmak

Kara, tüm bu süreç sonrası üzerine düşünmeye başladığı, “Talep ettiği ve gerçekten istediği bir yaklaşımı çok küçük ölçekte de olsa tesis edebilmeye dair bir eylemlilik” olarak tanımladığı minör siyasetin derinliğinden ve pratiklerinden söz ediyor. Güçlü kimlikler (Türk, Kürt, eşcinsel, heteroseksüel, AKP’li, CHP’li, Milliyetçi vb.) yaratan, bu kimliklerin arasındaki çatışmaya dayanan, hakim majör siyasetten ziyade güçlü kimliklere ve çatışmalara değil, aşkın değerlere değil, eylemin içkinliğine dayanan minör siyasetin karakterini ve özelliklerini ortaya koyuyor.

Çalışmasının kuramsal ayağını Spinoza, Nietzsche ve Deleuze ile Guattari’den aldığı ilhamla oluşturduğunu ifade eden Kara, minör siyasetin karakteristik özelliklerini “Temsilden kaçan, içkin, tepkisel olmayan, çokluk barındıran, ademimerkeziyetçi, prefigüratif olup etki üreten, oluş(lar) barındıran ve Protestastan kaçan” olarak ortaya koyuyor. Kara minör siyaseti, şiddetsiz, tepkisel ve çatışmacı olmayan, barışçıl, dostça ve dolaylı eylemleri benimseyen bir siyaset şekli olarak tanımlıyor. Önyargıların sorgulanabilir olduğu bu siyasi yaklaşımda insanların “öteki” olana karşı daha dostça yaklaşabileceklerini ve bu sayede majör kimliklerinin belirleyici rolünün azalabileceğini iddia ediyor. 

Türkiye’de minör siyaset

Onur Eylül Kara, minör siyaset çalışmaları esnasında yaptığı saha araştırmalarını Türkiye’den minör siyaset ruhu taşıyan örnekler ile aktarıyor. Alternatif futbol liginden  göçmen dayanışmalarına, ekoloji topluluklarından, medya faaliyetlerine, mahalle derneğinden LGBTİ dayanışmasına birçok alan ve kişiyle temas eden Kara, bu alanların minör siyasete dönüşüm sürecini ideolojik bir sürecin zorundalığı olarak değil, kendiliğinden ve içkin bir şekilde geliştiğini belirtiyor. 

Siyaset kavramına dair yeni tartışmalar 

Onur Eylül Kara’nın ortaya koyduğu minör siyaset anlayışı ve pratiği  Kültürhane Umut Sohbetleri dinleyicilerine yeni bir tartışma zemininin kapılarını araladı. Gezi Direnişi, Greta Thunberg’in iklim krizi protestosu gibi olayların siyasi karakterinin tartışmaya açıldığı söyleşide, farklı fikir ve yönelimler bir araya gelme şansı buldu. Onur Eylül Kara’nın sunumu ve kitabı, bir bostan misali var olan ve imece usulu umut yeşerten, kimine göre bir minör siyaset alanı, kimine göreyse müştereklerin majör yapı taşı sayılabilecek Kültürhane’de yeni yaklaşımların, farklı fikirlerin birlikteliğine imkan oluşturdu.