Kültürhane, edebiyat sohbetleri kapsamında bu hafta Hudut Dışı Öyküler kitabının barış bildirisi imzacısı akademisyenlerden oluşan yazarlarını ağırladı. Kültürhane’nin sürgündeki kurucularının birinin editörü, çoğunun yazarı olduğu kitabın konuşulduğu etkinlikte ihraç ve sürgün sürecinin yazma deneyimine etkileri aktarıldı.

22 Ağustos 2019'un CİTTA Ekoloji Sohbetleri'nde Ada Bayraktar, Greta'nın çağrısı ile İstanbul'da iklim için eylemlerde bulunan, radyo programlarına konuk olan, köşe yazıları yazan 12 yaşındaki kuzeni Ece Doğa Bayraktar'ı ağırladı.
Onların gözünden iklim krizini dinledik ve birlikte yapabileceklerimizi düşündük.
İlham, umut verici bu sohbeti kaçırmamanızı tavsiye ederiz.

Doğada yenilenme arayışında olanlar!
Gerçek bedensel, zihinsel ve ruhsal iyileşmeyi isteyenler!
Dağ, orman, hayvan, organik beslenme, kamp, yoga, spor, müzik meraklıları...
Aileler, çocuklar, gençler, profesyoneller, şirketler, okullar, öğrenciler, kampçılar, yürüyüşçüler, bisikletçiler…
HUKÖY sizin için ve Mersin'e 20 dakika uzaklıkta.
Nerede ve nasıl mı? Buyrun bizzat mekanın tasarımcılarından dinliyoruz.

Ezgileri ile hayranı olduğumuz sevgili Mehmet Atlı'yı bu sefer mimarlık alanında doktor ünvanına sahip bir akademisyen olarak ağırlıyoruz. Barışın Ekolojisi Sohbetleri'nin ikinci oturumunda kendisiyle mimarlık yazımına dair doktora çalışmasından hareketle Mimarlık ve Barış'ı konuşuyor olacağız.

Tanıl Bora çünkü her şeye rağmen:
"Tevekkül makamından bir ‘Her şeye rağmen’…
Gamsız bir “yaşıyoruz…” avuntusuyla değil, safdil bir “hayat yine de güzel” tesellisiyle değil de; “her şey insan için” metanetiyle… ufak da olsa, mütevazı da olsa “şimdi ben ne yapabilirim?” sorumluluğuyla…"

Tanıl Bora çünkü:
"Sebat-sabır ilişkisini, zanaatkâr meşrebince düşünmeli. Sebatla sabır en iyi, zanaatkâr emeğinde geçinirler. İşini iyi yapma arzusu, çalışmadaki gurur, sabrın tahammülünü sebatkârlığın azmiyle birleştirir. Sonucunu, getirisini, ucundaki başarıyı düşünmeden, –sadece onu düşünmeden–, hırsı, öfkeyi de ağır çekime alarak, uğraşın kendisine anlam yükleyerek, ondan haz alarak uğraşmak, zahmetin sıkıntısını, tekdüzeliğin yıpratıcılığını eksiltir. Uğraşın kendisi, örnek teşkil eder, bir davete dönüşür. Sisifos’a hürmetkâr bir ruh halinden söz ediyoruz.

Ezcümle, Tanıl Bora çünkü Kültürhane her şeye rağmen sabır ve sebat zanaatkarı olmaya çalışıyor...

4 Ağustos Cumartesi günü son dönemlerin en ilginç eserlerinden bazılarının yaratıcısı Burak Delier'i ağırlıyoruz. Özgürlüğü önceden belirlenmiş senaryolardan azade düşünen, kavramı hareketsizlik, gerilim ve arzu gibi hallerle birlikte düşünmeyi yeğleyen sanatçı özgürlük, kendiliğindenlik, doğaçlama ve yaratıcılık gibi kavramlarını klavuz olarak benimser. Bu amaca yönelik olarak gerilla sanat taktiklerini bir araya getirerek, kabul etmediği neo-liberal medyanın stratejilerini kullanan Delier sanatsal pratiği, bir sanatçı olarak konumunu ve bu durumun siyasetini müzakere etmekle ilgili zorlukları sorgulamayı amaçlıyor. Veli Mert'in kolaylaştırıcılığında bu minvaldeki çalışmalarını kendi ağzından dinliyoruz.

Hem Mersin’deki ÇİTTA hem de Adana’daki Banadura (Adana ağzı ile domates) ve Kuzey Adana gıda topluluklarının üreticisi Ali Çelik ile yeğeni Sezgin’in katılımı ile topluluk destekli tarım (TDT) tecrübelerini aktarıyor.